5 KİŞİ KURALI

Ocak 14, 2020 0 Yazar: senemozkan

“İnsan, birlikte en çok zaman geçirdiği beş kişinin ortalamasıdır.”Jim Rohn(Amerikalı girişimci, yazar ve motivasyonel konuşmacı.1930-2009).

Ne güzel bir söz değil mi? Cümleye ister “kendimiz gibileri yakın görür ve çevremizde tutarız” olarak bakın, isterseniz  “çevremizde olan kişilerden etkilenir ve onlara benzeriz” diye. Nasıl oluştuğu çok önemli değil bence, sonuçta gelinen nokta tek, en çok zaman geçirdiğiniz 5 kişiye bakın, işte onların çeşitli özelliklerinin karışımısınız…

“Ben buyum” deyip bir çizgi tutturmak ve bulunduğunuz ortamdan ya da kişilerden etkilenmeden o çizgiyi sürdürmek mümkün mü sizce? Düşüncelerden, tavırlardan, bakışlardan etkilenmemek, çevrenizde kimse yokmuş gibi bir davranış-düşünce modeli belirlemek olabilecek bir şey mi? 

Bu konu sosyal psikologların da ilgisini çekmiş. Muzaffer Şerif mesela. Türk asıllı Amerikalı bir sosyal psikolog. Sosyal psikolojinin kurucu öncüleri arasında yer alıyor ve deneysel psikoloji metotlarını uygulamadaki başarısıyla ön plana çıkan bir isim (1906-1988).“Referans çerçevesi” diye bir kavram tanımlamış kendisi. “İnsanlar diğer insanların davranışlarına bakarak bir muhtemel davranışlar yayılımı çıkartır” demiş. Bu düşüncesiyle ilgili 1936 yılında düzenlediği çok bilinen bir deneyi bulunuyor. 

Deney şöyle: Katılımcıları, tamamen karartılmış bir odada bir ışık noktasının sağa veya sola ne kadar hareket ettiğini tahmin etmek zorunda. Gerçekte ise bu ışık noktası hareketsiz. Şerif deneklerin yarısını odaya tek başlarına almış ve ışığın hareketini tahmin etmelerini istemiş. Katılımcılar bu deney şartında kendilerine ait bir referans çerçevesi kurarak tahminlerini bu çerçeveden vermişler. Üç gün sonra Şerif aynı denekleri bu sefer ikili veya üçlü gruplar halinde deneye soktuğunda işler değişmiş. Bu sefer katılımcılar kısa bir süre içerisinde birbirlerinin referans çerçevelerini kullanmaya başlayıp, cevaplarını bir grup ortalamasına getirmişler. Denemeler ilerledikçe de birbirlerine benzer tahminlerde bulunmaya başlamışlar. Başlangıçta kullandıkları kendi kişisel çerçevelerini terk etmişler. Burada gözlenen önemli değişiklik, grup halinde ortak bir referans çerçevesi oluşturup tahminlerini bu çerçeveden yapan katılımcıların, tekrar tek başlarına deneye alındıklarında da aynı ortak referans çerçevesini kullanmaya devam etmiş olmaları. 

Son nokta özellikle önemli. Tek başlarına kaldıklarında da aynı referans çerçevesini kullanmaya devam etmişler. Yani durum sadece diğer kişiler yanlarında iken geçerli olmamış, tek başlarına bile olsalar grubun kişi üzerindeki etkisi sürmüş. Grubun kokusu sinmiş yani kişiye 🙂 Odadan çıksa da koku üzerinde kalmış…

İşte bulunduğumuz ortamların kokusu bu sebeple önemli. Çok karamsar insanlarla mı çevrilisiniz mesela. Ben olumluyum, onlar gibi değilim mi diyorsunuz? Onları olumlu tarafa çekeceğinize olan inancınız tam mı yoksa? 

Hiç birimiz tam koruma sağlayan zırhlarla çevrili değiliz diye düşünüyorum. Etkileniyoruz. 

Yaşadığımız bir sorunu anlattığımız arkadaşımız bizi negatif bir moda sokup, olayı iyice içinden çıkılmaz bir hale getirmeye yöneltirken, başka biri o kadar da büyütülecek bir konu olmadığı algımızı yükseltebiliyor bazen. Biri için harika bir fırsat olan, bir diğeri için başına gelebilecek en kötü şey olabiliyor. 

Ve aynı Muzaffer Şerif’in deneyindeki gibi ortamdan çıksak da olaylara o arkadaşlar tavrıyla bakmaya devam ediyoruz. Kendi davranışımız zannettiğimiz, bazen başkasının davranışı, başkasının sözü, başkasının beden dili bile olabiliyor. Ve biz “ben buyum” diyoruz. 

İşte bu sebeple zaman geçirdiğimiz insanlara dikkat… 

Kendi adıma söyleyebilirim ki, bu dünyayı güzel gözlerle gören, güzel şeyler işiten, güzel şeyler koklayan insanlarla çevrili olmak istiyorum. Oturup, “ahh bu ülke, ahh bu şehir…”  diye olumsuzluklarını konuşmak yerine güzelliklerini konuşmayı tercih edenlerle çevrili olmak istiyorum. 

Evet ben Pollyannacılık oynamayı çok seviyorum. Ve aynı oyunu sevenlerle zaman geçirmeyi de çok ama çok seviyorum. İyi ki varsınız… Çoğalmamız dileğiyle…

Işıkla kalın…