AYNADA SENİ GÖRDÜM – AYLİN ALGUN

AYNADA SENİ GÖRDÜM – AYLİN ALGUN

Ekim 8, 2019 0 Yazar: senemozkan

Aylin Algun’la beni tanıştıran kitap diyebilirim Aynada Seni Gördüm için 🙂 İyi ki yazmış, iyi ki okumuşum, iyi ki tanışmışız 🙂

Sevgili Aylin Algun, Heal Your Life Türkiye Lideri aynı zamanda. 

Aynada Seni Gördüm, kendisinin ilk kitabı ve 2016’da yayınlandı. Harika bir akıcılıkla yazılmış, kişisel gelişim konusundaki birikiminiz ne olursa olsun içinde size söylenmiş sözler bulacağınız, yazarla sohbet ediyormuş hissi uyandıran, çıktığınız yolda önünüzü aydınlatacak bir kitap.

Kitap “ilişkiler” konusu çerçevesinde oluşmuş ama, ilişkiler derken konunun aslında başkaları değil, sadece kendimiz olduğunu öyle güzel örneklerle anlatmış ki. Her bölümün sonundaki, 

“İlişkilerin iç dünyanı aynalar. Konu sensin.”

sözü ise, kitabın vermek istediği ana fikri çok güzel anlatan bir ifade olmuş. 

İlişkilerle ilgili konuşurken konunun hep karşı taraf olması, “o öyle yaptı”, “onun yüzünden”, “o bana değersiz hissettirdiği için… ”bana sevgisini yeterince hissettirseydi…” gibi şikayetlerin bolca sarf edildiği günümüzde karşı tarafla uğraşmayı bırakıp, odağımızı kendimize çevirmemiz gerektiğini muhteşem anlatmış Aylin Algun. 

Yetiştiğimiz aileden aldıklarımız, anne baba ilişki modellerini benimsememiz, tekrarladığımız döngüler ve sonunda da niye ben hep aynı şeyleri yaşıyorum noktasına varan serzenişler… Birçoğumuza oldukça tanıdık değil mi? 

Kitapta anlatılanların hepsi çok değerli. Ama 2 konu var ki, özellikle değinmek istiyorum.

İlki, çocukluğumuzda “sevgi budur” şeklinde yaptığımız kodlamaların önemi ve hayatımızı nasıl şekillendirdiği konusu. Çocukluk dönemimizde aradığımız sevginin karşılığında ne buluyorsak, enerjimizde derinlerde bir yerde “işte bu sevgidir” şeklinde bir kodlamamız oluşuyor diyor kitap. Mesela, bir erkek çocukluk deneyiminde son derece dominant ve kontrolcü bir anne ile büyüyorsa, “sevgi eşittir kontrol ve baskı” tanımı yazılmış oluyor kişide. Büyüdüğünde, baskıcı kadınlardan hiç hoşlanmadığını söylese de, kendisine çekici gelen kadınlar baskıcı ve kontrolcü kadınlar oluyor. Bu kişilerin başka yönlerini beğendiğini söyleyerek ikna ediyor kendini, bu tarz kişilerin yanında olmaya. Biriyle tanıştığında diyor ki, “Dominant, baskıcı ve kontrolcü müsün? Kendimi evimde gibi güvende hissediyorum. Bu bana çok tanıdık. Çok çekicisin!” 🙂

Aslında bu durumda kişinin yetişkin hâli değil de, içindeki çocuk devreye giriyor diyor kitap daha sonra. Yani her ne kadar yetişkin görünümünde de olsak, hepimizin içinde halen taşıdığımız çocuklar var ve o çocuklar kendini güvende hissetmek istiyor. Ve bu güveni nerede buluyorlar dediğimizde de , tanıdık-bildik ortamlar cevabı geliyor. Bu da diğer önemli nokta diye düşünüyorum. Çocuğun sevgi olarak tanımladığı neyse, onu bulduğu yöne sürüklüyor yetişkini. Çocuğu mutlu etmek için uyum sağlama, çeşitli bahanelerle onun dediğine kendini ikna etme görevi de yetişkine düşüyor. 

Bunun için içimizdeki çocuğun mikrofonu eline aldığı, bizi yönetmeye başladığı noktaları kavramamız, farkındalığımızı yüksek tutup, gerektiğinde her şeyin yolunda olduğu ve çocuğun güvende olduğuna onu ikna etmemiz gerekiyor. İşte tam bu noktada, çok kolay ve faydalı  uygulamalar yer alıyor kitapta.  

Her zaman söylediğimiz gibi, ufak farkındalıklar bazen çok büyük  kapılara götürüyor bizi. Yaptığımız birkaç dakikalık bir uygulama, küçücük bir farkındalık çalışması hiç ummadığımız konuları keşfedip, çözmemize vesile oluyor. Ve geriye dönüp baktığımızda “bu kadar kolay mıydı?” diyoruz sonunda. 

Bu sebeple okuduğunuz bu tarz kitaplarda uygulamaları mutlaka yapmanızı tavsiye ediyorum. Kitabı bitireyim, uygulamaları en son yaparım gibi kaçışlarımız, ertelemelerimiz olabiliyor bazen. Bunların sadece kaçış olduğunun farkına varmak önemli 🙂 Ben bir kitabı okurken o an uygulamayı yapmak istemiyorsam, sadece yapabilmeye niyet edip, kitaba mola veriyorum. Bir süre geçtikten sonra kitap beni geri çağırıyor gibi hissediyorum ve akıyor sonrası. Güvenmek lazım evrenin işleyişine. Her şeyin bir zamanı olduğunu kavrayıp, kabul etmek  işleri kolaylaştırıyor diye düşünüyorum. Size de tavsiye ederim. Uygulamayı yapmadan kitabı okunmuşlar arasına kaldıracağınıza, yarım kalan kitaplarınızı koyduğunuz bir bölüm oluşturun ve arada dönüp göz atın yarım kitaplarınıza 🙂 “Beni oku, beni oku..” diye size el sallayacaklar olacak aralarından, inanın… 🙂

Kitaba geri dönersek 🙂 İyileştirdiğimiz konuların çocuklarımıza faydalarından da bahsedilmiş ilerleyen sayfalarda. Ünlü bilge ve yazar Halil Cibran’ın şu sözüne yer verilmiş. 

Çocuklarınıza benzemeye çaba gösterebilirsiniz ama onları kendinize benzetmeye çalışmayın. Çünkü hayat geriye gitmez ve dünle de hiç oyalanmaz.” 

Ne kadar anlamlı değil mi? Evet hayat hep ileriye gidiyor. Nasıl ki, biz kendi anne babamızdan birkaç adım önde olmayı başardıysak bizim çocuklarımız da bizim önümüzde olacaklar. Ebeveyn olarak bize düşen, onlara kendi korku ve endişelerimizi aşılayıp, önlerine set çekmek yerine ilerlemelerine izin vermek, bizim önümüze geçmelerinin doğallığını kavramalarını sağlamak. 

Kendi enerjimizi korkulardan suçlamalardan, yargılardan, birikmiş öfkelerden arındırdığımız her an çocuklarımız için de harika bir şey yapmış oluyoruz. Hatta sadece kendi çocuklarımız değil, bizden sonraki 7 kuşağı etkilemiş oluyoruz. Yani benim şifalanmam, benden sonraki yedi kuşağa da sirayet ediyor.  Benim yendiğim korkum, ya da bıraktığım bir endişe sadece benim değil onların da özgürleşmesini sağlıyor. 

Yani yukarıda da söylediğimiz gibi, konu hep benim.. 

İlgilenmem, iyileştirmem, değiştirmem gereken tek bir kişi var bu dünyada. O da benim… 

Çocuğumun iyi olmasını istiyorsam iyileşmesi gereken benim. 

İlişkim iyi gitmiyor diyorsam, iyileşmesi gereken benim. 

Yeterince para kazanamıyorsam, ilgilenmem gereken benim düşünce kalıplarım. 

Sevilmediğimi hissediyorsam, konu başkalarının gösterdiği sevginin dozajı değil, benim sevgiyi hissetme şeklim….

Ve hepimiz, aklımıza gelecek her konuda, kendimizi iyileştirebilecek kadar güçlüyüz. Bunu kabul edip, adım atmak için tek ihtiyacımız olansa sadece biraz cesaret…

Cesaret arttırma yöntemleri sınırsız. Belki de bu kitap size yeni bir kapı açacak, kim bilir? Denemeye değer….

Işıkla kalın…