DUYGU ŞİFRESİ  –                  DR. BRADLEY NELSON

DUYGU ŞİFRESİ – DR. BRADLEY NELSON

Haziran 20, 2019 2 Yazar: senemozkan

Bradley Nelson biyomanyetik tıp ve enerji konusunda uzman Amerikalı bir doktor. 

Duygu Şifresi ilk kitabı ve 2012 yılında Türkçeye çevrilmiş. 

Peki neler anlatmış bize?

Öncelikle tutsak kalmış duygulardan bahsetmiş. Yani geçmişte yaşadığımız herhangi bir olay sebebiyle üzerimizde etkisini halen hissettiren  olumsuz duygulardan (üzüntü, öfke, kırgınlık gibi). Olay geçmiş gitmiş ama duygusu ve dolayısıyla etkisi kalmış üzerimizde…

Kitap genel olarak sıkışıp kalmış duyguyu tespit ve o duygudan kurtulma üzerine kurgulanmış. Duygunun kişide kaldığı sürede yaşamında yarattığı fiziksel ve duygusal zorluklar da vurgulanmış tabi. Hastalıklar, ilişkilerde yaşanan sorunlar, başarıyla ilgili konular vs. 

Duygunun nasıl bulunacağı ve yolcu etme işleminin nasıl yapılacağını anlatan çeşitli uygulamalar var içinde. Dr. Nelson yıllar boyunca kendi hastalarıyla yaptığı pek çok çalışmaya da yer vermiş kitabında. Sıkışıp kalmış duygudan kurtulmanın hayatınızda nerelere dokunabileceği ve neleri değiştirebileceğiyle ilgili onlarca örnek barındırıyor kitap. 

Bir arkadaşınızla karşılıklı oturduğunuzu ve konuştuğunuzu hayal edin. Bir şey soruyorsunuz o da cevap veriyor. Bilinçaltınızla ya da vücudunuzla da bu şekilde konuşabildiğinizi hayal edebiliyor musunuz? Kitap bunun mümkün olduğunu  anlatıyor işte 🙂 Ve kas testi yöntemiyle tanıştırıyor bizi 🙂

İlk okuduğumda çok şaşırdığımı hatırlıyorum 🙂

“Kas testi” ifadesi çok yabancıydı. Okudum ve “Hadi canım! Olur mu ki?” dedim. Tabi denedim hemen 🙂

Adım SeneM.

Adım SeneM.

Aaa oldu sanki 🙂

Adım SeneM 🙂 (Büyük bir gülümseme) Oldu gerçekten 🙂

Adım Mehmet.. aaa bu da oldu. Kim cevap veriyor bana peki? 🙂

Pek çok kas testi türünden bahsedilmiş Duygu Şifresi’nde. Size uygun olan birini seçebilirsiniz. Bana en çok “eğilme testi” uydu. Ve zamanla gördüm ki uyguladıkça daha da kolay hale geliyor. Yani ilk seferde işe yaramasa da  denemeye devam edin 🙂

Ve kitapta çok hoşuma giden başka bir bölüm, kalp duvarlarımız. İfade yabancı gelebilir ama bildiğiniz bir konu aslında. Hani bir şey yaşarız ve çok üzülürüz. Sonra da aynı şeyi tekrar yaşamamak için kendimizce tedbirler alır, birilerinden uzak durur, belli duygularımızı saklarız. Kendimizce bir koruma kalkanı yaratırız sanki. Kalbin de bir aklı olduğu, hatırladığı ve yaşanan olaylardan ders alıp, kendini koruma amaçlı olarak çevresine enerji duvarları ördüğünü anlatıyor. Kalp duvarı bu işte. Bu duvarların malzemesi, kalınlığı hayat tecrübelerimize göre değişiyor. Amaç kendini korumak. Ne var canım bu iyi bir şey diyebilirsiniz.. Ama değil. Çünkü kalp duvarı örüldükçe duygular azalmaya başlıyor. Hissizleşiyoruz. Koruma amaçlı bir hareket, artık amacını aşıyor yani. Kaldırıldığında ise tekrar nefes aldığımızı, yaşadığımızı hissediyoruz. Daha doğrusu tekrar hissediyoruz 🙂

Ben iyiyim duvarlarımla, tutsak duygularımla deme lüksümüz yok. Bunların en yaygın sonucu depresyon çünkü. Pek konforlu bir hayat değil yani 🙂

Konforumuza sahip çıktığımız, tutsak duygularımızı serbest bırakıp, kalp duvarlarımızı yok ettiğimiz, doyasıya hissettiğimiz günlerimiz olsun 🙂

Ve kitaptan bir alıntı (s.30),

“İnsanlar çoğunlukla ağrılarına katlanır ve onlarla yaşamaya devam ederler, özellikle bunun için çözüm bulamadıklarında. Acı, vücudunuzun size bir sorun olduğunu söyleme yoludur, bir uyarıdır. Acısı olan insanlarla yaptığım çalışmalarda gördüm ki, tutsak kalmış duygular acının en az %50’sini oluşturuyor.”

Işıkla kalın…