ELİMİZDEN GELEN…

ELİMİZDEN GELEN…

Kasım 12, 2019 0 Yazar: senemozkan

Bazen çok çabalıyoruz belki de. Uğraşmak, zaman harcamak, emek vermek, enerji harcamak, maddi olarak harcamak… Sonu yok hiçbirinin. Ölene kadar devem edebiliriz çabalamaya. Hayatımızın odağına koyup herhangi bir konuyu/kişiyi, sadece onun için uğraşır, onun için yaşar duruma getirebiliriz kendimizi…

İlişkilerimiz olsun konu mesela. Bir arkadaşınız var, çok da seviyorsunuz. Sık sık sohbet ediyorsunuz. Üzüntüsüyle üzülüp, sevinciyle seviniyorsunuz. Aynı şey onun için de geçerli. Hayatlarınızda olmazsa olmazsınız birbiriniz için. Zaman içinde bazı taraflarını eleştirmeye başlıyorsunuz, çünkü kendine zarar verdiğini, hırpaladığını düşünüp uyarmak istiyorsunuz. Bir söylüyorsunuz olmuyor, iki söylüyorsunuz olmuyor. Yumuşakça, sevgiyle söylüyorsunuz olmuyor, daha sert eleştirisel yaklaşıyorsunuz yine olmuyor. Zarar görmen beni üzüyor diyorsunuz olmuyor, “bir daha bunu kendine yaparsan…” diye başlayan tehdit cümlelerine kadar varıyorsunuz yine olmuyor. Gerginlik artmaya başlıyor aranızda. Artık sohbetleriniz de eskisi gibi değil, uzaklaşmaya başlıyorsunuz. 

Siz onu kendinizce doğru olana çekmeye çalıştıkça işler daha da sarpa sarıyor. 

Artık onunla ilgili konular hayatınızın büyük bir kısmını kaplıyor. Gün içinde onunla konuşurken buluyorsunuz zihninizi. Susturmaya çalışıyorsunuz bu anlarda, kısmen başarıyorsunuz ama bir süre sonra bir bakıyorsunuz yine sazı eline almış konu. 

İşte bu duruma gelmişse konular, “bırakmak”, “vazgeçmek”, “daha fazla takılmamak”, “olmuyor demek” noktasına ulaşmış oluyoruz bence. 

“Olmuyor” demek, “elimden gelenin en iyisini yaptım, olmadı” demek bazen yenilgiyi kabul etmek gibi geliyor. Ama gerçek şu ki, bazen de yenilgileri kabul etmek gerekiyor hayatta. 

“Olmuyor” demenin rahatlığını deneyimlemişsinizdir mutlaka. Çabalamayı bırakmak rahatlatır bazen. Çabalamaktan yorulmuşsunuzdur çünkü. O çabayı niye sarf ettiğinizi bile unutmuşsunuzdur. Şuursuzca uğraşırsınız bir yerden sonra. Ve bıraktığınızda nefes almaya başlarsınız sanki tekrar. 

Özgürleşmek böyle bir şey işte. Omuzlarınızdan taşıdığınız yükleri indirip, “oh be dünya varmış” demek tam olarak. Rahatça yürümenin, sağa sola bakabilmenin, istiyorsanız koşup, istiyorsanız bir yer de oturmanın özgürlüğü. Görev edindiklerinizi bırakmanın özgürlüğü… Bir anlamda zihninizin özgürlüğü…

Özgürleşmek lâzım dönem dönem… Bugünün niyeti olsun “özgürleşmek” 🙂

Zamanı gelen konuları bırakıp özgürleşmeye, gereksiz yer kaplayan düşünceleri, duyguları bırakmaya, kendime bir adım daha yaklaşmaya niyet ediyorum bugün 🙂

Ve son bir sözle bitirelim: 

Bugüne kadar daha iyi olabilir ümidiyle uzun süre bağlı kalıp, sabırla beklediğiniz durumlar yaratmış olabilirsiniz. Ancak, şimdiye kadar elinizden gelenin en iyisini yaptığınızın ve çabalarınızın sonuç vermediğinin farkına varmanız gereken gün bugündür.” Iyanla Vanzant

Işıkla kalın…