RÜYA – MELTEM GÜNER

Mart 12, 2020 0 Yazar: senemozkan

Yine harika bir kitap okudum. Okudum demek çok doğru değil aslında bu kitap için. Zira, okudum bitti, rafa kaldırayım gibi bir durumu yok. Sürekli elimde kitap. Çünkü içinde muhteşem bilgiler var. Rüya gördüğünüz sürece kullanılacak bir rehber yani 🙂

Meltem Güner son zamanlarda keyifle takip ettiklerimden. Farkındalık, semboller, hayatımıza çektiklerimiz, beslenme, mekanların düzenlenmesi, iyileştirmeye ihtiyaç duyduğumuz yönlerimizle ilgili o kadar güzel bilgiler veriyor ki. Rehberliğine hayran olduklarımdan 🙂 Doğal hali, bilgiyi paylaşmadaki becerisi gönlüme taht kurmasının sebepleri 🙂 Kitapları, videoları, seminerleri, atölyeleri ile de gayet ulaşılabilir biri 🙂

Evet kitaba dönersek, kapağında diyor ki: “Uyanmak için uyumaya hazır mısınız?”. Bu sözün anlamını kitabın ilerleyen kısımlarında net olarak anlıyoruz. 

Son dönemde bir kısmımızın ortak hedefi, uyanmak yani farkındalık. Rüyaların bu konuda önemi ve görevinden bahsediyor Meltem Güner kitabında. Rüyalarla bağın kopmamasının, rüyaların insanın kendinden kendine bir rehberlik sistemi olduğundan, travmalarımızdan, sağlık sorunlarımıza pek çok konunun cevabının rüyalarımızda saklı olduğundan bahsediyor. Saklı dedim ama görmek isteyen için saklı bir şey yok tabi ki. Önemli olan görmeyi isteyip istememek.

Bu kitabın en önemli kısmı bence şu. “Herkes kendi rüyasını yorumlama yeteneğine sahiptir” diyor. Yıllarca gördüğümüz rüyalara “saçma”, “anlamsız” gibi sıfatlar ekleyerek onlarla bağımızı iyice koparmış olan bizlere çok güzel bir hatırlatma yapıyor 🙂 Ve diyor ki, “Rüya senin, onun yorumunu en iyi yapacak kişi de sensin.” 

Sonrasında ise  bu yorumun nasıl yapılacağı ile ilgili harika metotlar öneriyor. Bir rüya defteri tutmakla başlayıp, bu defterde kayıt altına alınacak rüyaların ne zaman ve ne şekilde yazılması gerektiği, rüya yorumlamanın püf noktaları ince ince anlatılıyor kitapta. 

Yaklaşık 300 sayfalık kısım Rüya Sembolleri Sözlüğü ve örnek rüyalara ayrılmış durumda. 

Rüyalarımızda gördüğünüz yüzlerce farklı konu sözlükte yer alıyor. Şunu özellikle belirtmek lazım, sözlüğün amacı gece gördüğün rüyadaki şeylere bak, kitap rüyanı yorumlasın değil kesinlikle. Hazıra konmak isteyenlere yazılmamış kitap. Rüyanın yorumunu nasıl yapman gerektiği ile ilgili bir rehber olduğunu zaten belirtmiştik. Sözlük ve örnek rüyalar yorumlarınıza destek için kitapta yerini almış. 

Kitabı okurken rüyalara yaptığımız saygısızlığı fark ettim. Modern dünyada uyanık geçirilen zamanın mümkün olduğunca uzatılmaya çalışılması, az uyumanın daha çok yaşamak sayılması kendimizden iyice uzaklaşmamızın başlıca sebepleri galiba. 

Kitapta pek çok bilgi var dedik ama, ben en çok etkilendiklerimden birini paylaşmak istiyorum burada. 

1930’larda Malezya tropik ormanlarında yaşayan ilkel bir topluluk olan Senoilerin rüyalarla olan ilişkisi anlatılmış kitapta. Bu topluluğun kendi içindeki uyumlu yaşamı antropologların ilgisini çekmiş ve kaynağını araştırdıklarında ilginç bir şey fark etmişler. Topluluğun rüyalara yaklaşımını. Bu insanlar çocukları konuşmaya başladıktan sonra onları rüyalarını anlatmaya teşvik ediyormuş. Böylece çocukların korkuları ve kaçtıkları duyguların rüyalar aracılığıyla anlaşılması sağlanıyormuş. Bir çocuk kâbus görerek rüyadan uyandığında, mesela vahşi bir hayvan tarafından kovalandığını görmüşse tekrar uyuması ve o vahşi hayvanla tekrar karşı karşıya gelmesi için cesaretlendiriliyormuş. Yapılan telkinle çocuğun hayvan karşısında hakimiyet kurması ve kendi gücünü aktive etmesi hedefleniyormuş. Yani rüya aracılığıyla güçsüz tarafını güçlendirmesi sağlanmaya çalışılıyormuş. 

Burada topluluğun bizimle büyük bir farkı ortaya çıkıyor tabi. Günümüzde kâbus gören çocuğumuzu sakinleştirirken “korkma ben yanındayım” telkiniyle, ilkel Senoi halkının çocuğu cesaretlendirerek kendi konusunu çözmeye yönlendirmesinden bahsediyorum. Evet bazen destek için iyi niyetle yaptıklarımızın sonuçları farklı yerlere gidebiliyor. Meltem Güner de bu konuyu anlatırken “korkma, ben yanındayım” ile büyüyen çocukların ilerleyen yaşlarda bir sorunla karşılaştıklarında yanındakilerin desteğini bekleyen, kendini yetersiz hisseden yetişkinlere dönüşmesini vurgulamış. 

Evet, modern toplumlarda yaşamamız her şeyi doğru yaptığımız anlamına gelmiyor. İlkel dediklerimizden öğrenecek çok konumuz var 🙂

“Rüya” tadına doyamadığım bir kitap oldu kısaca. Ve kesinlikle başucu kitaplarım rafına oturdu kitaplığımda 🙂 Bir şey okuyayım, aynı zamanda da öğreneyim ve hayatıma farklı bir tat katsın diyorsanız bu kitap tam size göre. Okuduğunuzda evinizin bir köşesinde duran, ama uzun zamandır dokunmadığınız bir hazine sandığını açmış gibi hissedeceksiniz. Ve sandığın içindekilere hayran kalacaksınız 🙂

Ve kitaptan biz sözle bitirelim:

“Burası bir rüya… Sadece uyuyanlar burayı gerçek kabul eder. Sonrasında tıpkı şafağın doğuşu gibi ölüm gelir ve daha önce tasa olarak gördüğün şeye gülerek uyanırsın.” Mevlana.

Işıkla kalın…