SPİRİTÜEL YASALAR – DIANA COOPER (2)

Temmuz 8, 2020 0 Yazar: senemozkan

Yaşamın Temel Yasaları 2:

İÇERİDE NASILSA, DIŞARIDA DA ÖYLEDİR.

Dünya bir eğitim alanıdır. Derslerimiz bize sunulurken, dış dünyamız iç dünyamızın kusursuz bir yansıması olarak şekillenir.

İçten içe öfkeliyseniz, öfkenizi kendinizin bile farkına varamayacağı kadar derine gömmüş olsanız bile, hayatınızda öfkeli insanlar olacaktır. Onların işlevi reddettiğiniz öfkenizi size yansıtmaktır. 

Kendinizi fazla eleştiriyor, düşüncelerinizle sık sık kendinizi hırpalıyorsanız, bu durumun bir yansıması olarak sizi aşağılayan hatta belki de fiziksel saldırılarda bulunan insanları hayatınıza çekmeniz muhtemeldir. 

Kendini güvende, sevgi dolu, koruma altında ve mutlu hisseden bir kişinin etrafını onu seven insanlar çevreleyerek, onun güvende, koruma altında ve mutlu bir yaşam sürmesini sağlarlar. 

Evren sizin gerçekliğinizi yansıtmak üzere kendini yeniden düzenler. 

Spiritüel yasa çok basittir. İçinizdeki huzuru sağlamak, huzurlu bir yaşamın anahtarıdır. Herkes iç huzurunu sağlasaydı, dünya barışı hayaline ulaşmak mümkün olurdu, diye anlatmış kitabında Diana Cooper bu yasayı. 

Aslında kişisel gelişim çalışmalarının içeriği bu yasa ile çok bağlantılı. Mesela, Heal Your Life (Hayatını İyileştir) öğretisinde, kendini sevmek, değer vermek, yani kendine davranışların çok önemlidir. Hayatının her alanında, tıkandığın tüm konularda bakman gereken her zaman sensindir, yani içerisi. Dışarıda kızdığın, kırıldığın, konuşma ihtiyacı hissettiğin her şey için bakman gereken yer kendi içindir. Sen kendini iyileştirdiğinde, bakışını değiştirdiğinde büyülü bir şey olur ve dışarısı da değişir. Yani yasanın da söylediği gibi, dışarısı içeriye göre tekrar inşa olur. 

Spiritüel Yasalar kitabında bu yasa ile ilgili şunlar da eklenmiş;

Bu yasa fiziksel bedenimiz için de geçerlidir. İçimizdeki hisler fiziksel bedenimizin gelişimi konusunda belirleyicidir. 

İçten içe sevgiye layık olmadığımızı hissediyorsak, kalp merkezimizi korumak üzere geniş bir göğüs kafesimiz olabilir. 

Kadınların bakım görmeye ya da başkalarına bakmaya ihtiyaç duyması, bilinçsizce büyük göğüslere sahip olmalarını tetikleyebilir. 

İçten içe ailemize ve hatta dünyaya karşı belirli bir sorumluluğu omuzlarımızda taşımamız gerektiğini hissediyorsak, geniş omuzlu bir vücut yapımız olması muhtemeldir. 

Eğer sorumluluk almak gibi bir niyetimiz ya da isteğimiz yoksa üzerinde taşıyacağımız yüklerin kayıp düşmesine yol açacak sarkık omuzlarımız olabilir. 

Boynunuz ağrıyorsa, kendinize şöyle sorun, “kimin boynuma yük bindirmesine müsaade ediyorum?”

Aynı ilke sırtınızdaki ağrılar için de geçerlidir. “Sırtıma kim yük bindiriyor?”

Hazımsızlık, “Hangi tecrübeleri hazmedemiyorum?”

Duyma sorunları yaşıyorsanız, “Neyi duymak istemiyorum?” ya da “Kimi dinlemek istemiyorum?”

Cansız nesneler de sahiplerinin bazı özelliklerini temsil ederler. Birinin kullandığı hırpalanmış, kirli, külüstür araba, onun o sıradaki içsel durumunu yansıtır. Güzel, parlak ve temiz bir araba, kişinin kendine verdiği değerin dışa vurumudur. 

Hayatınızdaki damlatan musluklar, akan çatılar ve radyatörler içinizde sızıntı yapan duyguları, dış dünyada karşınıza çıkan alevler ise içinizi yakan bazı meseleleri sembolize etmektedir. 

Liderlerimiz, içinde yaşadığımız ülkenin kolektif hislerini yansıtırlar. 

Diana Cooper’ın listesi bu şekilde uzayıp gidebilir. Yaşadığınız ev, arabanız, başınıza gelen kazalar/aksilikler, hastalıklarınız hepsi içeriden gelen mesajlardır. Anlamak istersek, dış dünya bize iç dünyamızı anlatmak için seferber olmuş durumdadır. 

İçeriyi okumaya niyeti olanlar için, dışarıya bakmak ve farkındalık önemlidir. Biliyoruz ki, yaşanan hiçbir şey tesadüf değildir.

Işıkla kalın…